Hoş geldiniz Genel Forum Paylaşım Sitesi - Forumsa, Forumsal!

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar verebilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Aynı zamanda hızlı ve tamamen ücretsizdir,

Hristiyanlikta Kutsal Su (Bu konuyu 1 Kişi görüntülüyor)

Chen

Mucize
Yönetici
Forum sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
2,800
Tepki puanı
1,103
Puanları
113
Yaş
33
Cinsiyet
Kadın

Su ve Kutsal Ruh:

Kutsal Kitap’ta, Tevrat’ta, gerek Yaratılış bölümünde gerekse diğer bölümlerde, suyun çok önemli ruhsal bir yönü vardır. Örneğin daha Yaratılış’ın ilk ayetinde şöyle yazar: “Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı. Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı’nın Ruhu suların üzerinde hareket ediyordu.

Kutsal Ruh, Tanrı’nın yaratılıştaki gücüdür. Tüm yaratılışta etkindir ve yaratılışı O şekillendirmiştir.

Su ve Antlaşma:

Tevrat’taki Yaratılış kitabının 9. bölümünde, Nuh Tufanı’nda Tanrı’nın dünyayı suyla yargıladığını görüyoruz. Nuh tufanıyla canlıların büyük çoğunluğu yok oluyor ve Tanrı yeni bir yaratılış yapıyor. Tufan sonrasında Tanrı dünyadaki canlılarla bir antlaşma yapıyor. Bu antlaşmaya göre Tanrı bir daha dünyayı suyla yargılamamak için söz veriyor. Burada su ve antlaşma kavramları birlikte ilerliyor.

Nuh tufanı sonrasında dünya, insanın günahıyla tekrar bozuluyor ve insanlar Babil kulesini inşa ediyorlar. Bu sefer Tanrı Babil kulesini yıkıyor ve insanları birbirinden uzaklaştırıyor. Hemen sonrasında Tanrı İbrahim’le antlaşma yapıyor ve ona O’nun soyunu bereketleneceği konusunda söz veriyor. Aslında imanımızın asıl temeli Tanrı’nın İbrahim’e verdiği bu sözde atılıyor.

Su ve Kurtuluş:

Tevrat’taki Mısır’dan Çıkış bölümünde, Tanrı’nın İbrahim’e verdiği söz uyarınca, Yahudileri Mısır’daki kölelikten kurtarmak için yapmış olduğu görkemli işlerin doruk noktası, Musa’nın önderliğinde Yahudilerin Kızıl Deniz’den geçerek Mısır’dan kurtulmalarıdır. Burada Kızıl Deniz, Tanrı’nın müdahalesiyle ikiye ayrılıyor ve Yahudiler buradan geçerek Mısırlılardan kurtuluyorlar.

İncil’de (Yeni Antlaşma) Vaftiz Kavramı:

İncil’de vaftiz kavramını ilk olarak Vaftizci Yahya’da görüyoruz. Halkı Mesih’in gelişine hazırlayıp tövbe etmeye ve vaftiz olmaya çağırıyordu. Tanrı’nın Krallığı yaklaşmıştı ve halkın buna hazır olması gerekiyordu. Tövbe edip, günahlarından arınıp yeni yaşamı kabul etmek için bu gerekliydi.

İsa Mesih’in kendisi de Yahya tarafından vaftiz edildiği zaman, Kutsal Ruh bir güvercin şeklinde İsa Mesih’in üzerine indi ve Tanrı, “Sevgili Oğlum budur, O’ndan hoşnudum” dedi. Su aracılığıyla Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un birlikteliğini görüyoruz.

İncil’de, tövbe ile vaftiz sürekli beraber işlenir. Tövbe etmek sadece bireyin günahkar olduğunu kabul etmesi değildir. Bunun yanında bir karar verir. Birey yanlış bir yolda ilerlediğini kabul eder ve Tanrı’nın yolunda gitmeye karar verir. Dolayısıyla vaftiz, yolunu değiştirmeyi simgeler.

Yuhanna İncili’nde İsa Mesih’in vaftizinden bahsederken Yahya, İsa’nın ona yaklaştığını gördüğünde bir tanıklık verir: “İşte, dünyanın günahını orta dan kaldıran Tanrı Kuzusu” (Yuhanna 1:29). İsa Mesih İncil’de açıkça belirtildiği gibi tüm insanlığın günahları için hayatını bir kurban olarak sundu. Bu kurban aracılığıyla günahlarımızı ve günahlarımızın sonuçlarını temizledi; bizi günaha kölelikten kurtardı. Böylelikle Tanrı’yla ve birbirimizle barışmış olduk.

O zaman Eski Antlaşma’da bir tema görüyoruz. Tanrı İbrahim’le yaptığı antlaşma uyarınca Yahudileri Mısır’dan, kölelikten kurtarıyor. Yahudiler sudan (Kızıl Deniz) geçerek kölelikten kurtuluyorlar ve sonrasında Sina Dağı’nın eteklerine varıyorlar. Burada Musa halkını bırakıp Sina Dağı’na çıkıyor ve Mısır’dan kurtuluşlarından 50 gün sonra Kutsal Yasa’yla geri dönüyor.

Aynı şekilde Yeni Antlaşma’da da benzer bir tema görüyoruz. Tanrı’nın yine İbrahim’le yaptığı antlaşma uyarınca İsa Mesih’in çarmıhta kendini kurban olarak sunmasıyla bizi günahın köleliğinden kurtarıyor. İsa Mesih 3 gün sonra diriliyor ve Musa’nın Sina Dağı’na çıkmasına benzer bir şekilde, göğe yükseliyor. İsa Mesih öğrencilerine Kudüs’te beklemelerini buyuruyor. Yine benzer şekilde Yahudiler nasıl Musa’nın Sina dağından Kutsal Yasa’yı indirmelerini bekliyorsa, öğrenciler de İsa Mesih’in gökten kendilerine yeni yasayı indirmelerini bekliyor. İsa Mesih’in çarmıhtaki ölümünden 50 gün sonra, İsa Mesih bu sefer Musa gibi elinde bir yasayla değil; ama Yasa’nın, Gerçeğin Özünü; yani Ruh’unu, Yaratılış’ın ilk evrelerinde yeryüzünü kaplayan suların üzerinde hareket eden Kutsal Ruh’u gönderiyor. Bu sefer yasa bir tablete değil, İsa Mesih’i izleyenlerin yüreklerine kazınıyor; çünkü Kutsal Ruh iman edenlerin yüreğinde taht kuruyor.

Vaftiz aracılığıyla İsa Mesih’in çarmıhtaki ölümüne ve dirilişine bir şekilde ortak oluyoruz. Çünkü İsa Mesih bizim günahlarımızın kefaret kurbanı olarak ölüyor ve 3 gün sonra diriliyor. Biz de vaftiz olduğumuzda, suya battığımızda, günah dolu yaşamalarımıza bir nevi ölüyoruz ve sudan çıktığımızda yeni bir yaşamla bir nevi diriliyoruz. Bu şekilde günahlarımızın bağışlanmasıyla Yasa’nın değil, lütfun; ölümün değil, yaşamın; kötülüğün değil, iyiliğin; savaşın değil, barışın çocukları oluyoruz.

Bu yüzden vaftiz, Hristiyanlıktaki en önemli ritüellerden biridir. Çünkü Tanrı’nın lütfu olan antlaşmayı, İsa Mesih ve çarmıh aracılığıyla kölelikten kurtuluşu ve Kutsal Ruh’un gelişini, yani Antlaşma’nın ve Tanrı’nın Krallığı’nın yüreklerimizde egemen olmasını simgeler.

Vaftiz olmanın öneminin yanında, İsa Mesih’in son buyruğu da çok çok önemlidir. İsa Mesih göğe yükselmeden önce öğrencilerine şöyle buyurmuştur:

“Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin; size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.” (Matta 28:18-20)
 

Barbara

Alkışlarla Yaşıyorum
Bronz Üye
Katılım
3 Ocak 2021
Mesajlar
395
Tepki puanı
148
Puanları
43
Yaş
24
Konum
Uzak Diyarlar
Cinsiyet
Kadın
heryerimizi yıkardık biz olsak azcık su neye yeter
 

Bu Konu Görüntüleyen Kullanıcılar (Kullanıcılar: 0, Ziyaretçiler: 1)

Benzer konular

Üst Alt