Hoş geldiniz Genel Forum Paylaşım Sitesi - Forumsa, Forumsal!

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar verebilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Aynı zamanda hızlı ve tamamen ücretsizdir,

Sekülerleşmenin sosyo-psikolojisi (Bu konuyu 1 Kişi görüntülüyor)

Chen

Mucize
Yönetici
Forum sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
2,793
Tepki puanı
1,099
Puanları
113
Yaş
33
Cinsiyet
Kadın

Sekülerleşmenin sosyo-psikolojisi​


Son günlerde dinden uzaklaşma, dindarlardan kaçış, deizme ya da ateizme yöneliş şeklinde isimlendirebileceğimiz tartışmaların yaygınlığını görüyoruz. Bu tartışmaları hangi kavramsal zeminde tartışacağımızın aslında net bir karşılığı yok. Çünkü bu hallerin varlığını tek bir sebebe bağlamak bize doğru sonuçlar vermeyecektir. Bu tartışmalar farklı boyutlarıyla ele alındı ve alınmaya devam ediyor. Bizde dindarlığın özsel değil şekilsel bir zeminde algılanmasının bu durumun önemli bir gerekçesi olabileceğini bu köşede çok defa ifade ettik.

Tartışmalarda varılan sonuçlardan birisi, günümüzde dinsel kimliğini ön planda tutan kitlenin hem siyasal, hem sosyal, hem de ekonomik alandaki ilişkilerinde başarılı bir sınav verememesi olarak gösterilir. Bunu en baskın haliyle siyasetin arızalı mecralarında dinsel formun hoyratça kullanılmasında görebiliyoruz. Aynı zamanda hocaların bu kullanıma karşı duyarsız kalmaları ve hatta bu duruma teşne tavır takınmaları bu olumsuz durumu pekiştirmiştir.

Diğer bir sonuç da geleneksel din anlayışının durağanlaşmasından kaynaklı olarak günümüzün bilinç düzeyine hitap edememesi gösterilir. Bunu farklı din anlayışına sahip hocalarla birlikte dinin sosyal hayattaki varlığından rahatsız olan seküler kesimden de duyabiliyoruz. Aynı zamanda bu sonuca itiraz eden önemli bir kesim olduğunu da unutmamak gerekir. Bir taraf bu durumda sorumluluğu dini anlayışa yüklerken diğer taraf bu durumu değişimin olumsuz istikametiyle açıklamaya çalışıyor. Yani bu sonuca itiraz edenler dini anlayışta sorun olmadığını, sorunun kaynağının değişimin yönü olduğunu savunuyorlar.

Ulaşılan bu sonuçlar son zamanlarda sıkça tartışıldı. Bu sonuçlarda haklılık payı olan noktalar olduğu kadar ihtiyat payı bırakılması gereken noktalar da vardır. Aslında bu tartışmalar, gençlerin toplumsallığı içerisinde dinin payının azalmasını dışsal etkilerle açıklamaya çalışmıştır. Nedir bu dışsal etkiler diye baktığımızda dindarların olumsuz temsilini ya da din anlayışına yüklenen olumsuz anlamı görüyoruz. Dinin bizzat kendisini olumsuz bir dışsal etki olarak değerlendirenlerin varlığı da bir gerçek.

Dışsal etki kadar içsel bazı gerekçelerin de sekülerleşmenin temel dinamiği olabileceğini unutmamak gerekir. İçsel gerekçeleri açıklayabilmek için özellikle Z kuşağının sorumluluk almaktan kaçan, kurallarla yaşamaya yatkın olmayan yaşama alışkanlıklarını dikkate almalıyız. Aslolan dindar bilincin dinin bir bütün olarak hayatında yer edinmesini istiyor olması gerekir. Bu da dinin bazı temel kaidelerinin sürekli gündemde tutulmasını sağlar. Tam bu noktada yeni kuşağın bilinç düzeyi, kendisini bu kaidelerle arasındaki mesafe kapandıkça geriye çekmeyi tercih ediyor.

Özellikle sosyal medya ve sanal dünyanın etkisiyle serbestliği yaşam biçimi olarak benimsemiş bu kuşaklar için, dinin sorumluluk yükleyen ve belli kuralları hatırlatan özelliğinin olumsuz olarak karşılanması kaçınılmazdır. Özgürlüğüne düşkün bir genci hem dinin sosyal hayatı düzenleyen kaideleri hem de bireysel ibadetlerin sistematiği içerisinde tutmak olabildiğince zordur. Örneğin anne-babasıyla, akrabalarıyla, arkadaşlarıyla veya komşularıyla olan ilişkisinde dini emir ve tavsiyelerle üzerine sorumluluk yüklenen gencin özgür ve özgün yaşamına müdahale edilmiş oluyor.

Bugün dinle olan irtibatın zayıflamasının sebeplerini yukarıda bahsettiğimiz gibi her yönüyle dikkate almak gerekiyor. Sosyolojik nedenleri gördüğümüz kadar psikolojik nedenleri de fark etmeliyiz. Sosyolojik nedenlerin doğurduğu psikolojik sonuçlara odaklanırken; psikolojik nedenlerin sosyolojik sonuçlarını gözden kaçırmamalıyız.

Muhammet Esiroğlu

 

Karantina

Bronz Üye
Katılım
17 Ara 2020
Mesajlar
820
Tepki puanı
306
Puanları
63
Yaş
33
Konum
İstanbul
Cinsiyet
Erkek
Sekülerleşmenin nedenleri araştırılacağina işsizligin nedenleri araştırılsın en azindan seküler olmanın kimseye zararı yok... İnsanlar artık dini göstere yaşamanin sahtekarlık olduğunu bunun amacının farklı olduğunu biliyor büyük kısmı en azından , düzenbaz biri gibi görünmek istemiyor , dinini inancını kendi halinde agdasız yaşıyor.. yeni kuşak zaten dayatmaların ve fazla sorumluluğun hepsine karşı... sonuç sekülerleşme denebilir...seküler olsun dindar olsun hepsi bizim ülkemizin degeri , yeter ki sakin olunsun...
 

RaisonDetre

Bronz Üye
Katılım
27 Haz 2020
Mesajlar
398
Tepki puanı
186
Puanları
43
Konum
...
Cinsiyet
Diğer
Şöyle düşünün ;

Velev ki bir pagansınız ve topraklarınızdan kendilerine “Hristiyan” diyen bir takım adamlar, üzerinden dumanlar çıkan metal dev bir kırk ayakla seyahat ediyorlar.

Artık hiç bir totem size hitab etmez hristiyanlığa sempati duyarsınız.

günümüzde ki teknolojik ve psikososyal gelişmelerin karşısında semavi dinler mensuplarının bu paganlardan farkı yoktur

Hoş daha evrim teorisinin kabul görmediği coğrafyalar da çok uçuk konular bunlar.
 

Süreyya

Gümüş Üye
Katılım
22 Mar 2020
Mesajlar
1,008
Tepki puanı
298
Puanları
83
Konum
Aorist
Cinsiyet
Kadın
Ne bicim bir yazi bu yahu?
Corba gibi olmus.
 

Chen

Mucize
Yönetici
Forum sorumlusu
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
2,793
Tepki puanı
1,099
Puanları
113
Yaş
33
Cinsiyet
Kadın
zaten siyasi bir dokundurma var
 

Bu Konu Görüntüleyen Kullanıcılar (Kullanıcılar: 0, Ziyaretçiler: 1)

Üst Alt